yapay zeka etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yapay zeka etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Eylül 2026 Perşembe

YAPAY ZEKA HER DERDE DEVA

Bloğuma son yazımı bundan tam 5 yıl önce eklemişim, o günden bugüne o kadar çok şey değiştiki.

 Önce Corona bitti, sonra bir hedonizm patlaması yaşandı, hemen ardından yapay zekanın yükselişiyle insanların hem düşünme hem iş yapış şekilleri değişmeye başladı. Bana gelince 2024 yılında 22 yılın sonunda ProjePark'tan çıkışımı yaptım, yarım kalan tezimi tamamlamak için üniversiteye geri döndüm, yapay zeka ve teknoloji kabul modellerini inceleyerek tezimi tamamladım, üniversitelerdeki çalışmalarıma ağırlık vermeye başladım, ne de olsa ağzı olan konuşuyordu ve çeyrek asırlık deneyimle benim de konuşma hakkım vardı.

Blogdan uzak kaldığım süreçteki en büyük gelişme yapay zekanın yükselişi oldu, aslında yapay zeka kavramı hiç de yeni bir kavram değil, kökleri 1950 yılına dayanıyor, Alan Turing'in yapmış olduğu Turing testi ve  sormuş olduğu "Makineler düşünebilir mi?" sorusuna kadar uzanıyor. 

2026 yılına geldiğimizdeyse sormamız gereken soru artık yapay zekanın gelmiş olduğu nokta düşünüldüğünde şekil değiştiriyor ve yeni halini alıyor "İnsanlar düşünebilir mi?"

Farkında mısınız bilmem ama düşünme eylemini yavaş yavaş yapay zekaya devretmeye başladık bile, ödevlerimiz hallederken, bir fikir üzerinde çalışırken, yalnızlıktan kıvrandığımız anlarda, bir yerimiz ağrıyorsa elimiz telefona uzanıyor dost bildiğimiz yapay zeka modeliyle hunharca bir sohbete dalıyoruz.

Peki artık yeni normalimiz ve yeni alışkanlığımız haline gelen bu eylem bizi nereye doğru götürür?

Generative AI araçlarını iş yapış şekillerine dahil etmek girişimcilerin verimliliğini arttırabilir, prototipleme süreçlerini hızlandırabilir, öğrencilerin ve araştırmacıların, yoğun veriyi analiz ve yorumlama süreçlerinde ciddi faydalar sağlayabilir, bunlara benzer bir çok yararlı kullanım senaryosundan söz edilebilir. Bununla birlikte hem yaptığım araştırmalar, hem gözlemlerim hem de kendi kullanım senaryolarım bana şunu gösterdiki önümüzde sadece 2 seçenek mevcut.

Kullandığım dili ve bundan sonra söyleyeceklerimi mazur görün, teşbihte hata olmaz. Seçeneklerimiz şunlar, ya biz yapay zekanın köpeği olacağız, yada yapay zekayı köpeğimiz yapacağız.

Şimdi bu iki teşbihle ne kastettiğime bakalım ve biraz detaylandıralım. ChatGPT, Gemini, Copilot ile süregelen gündelik diyaloglarınızı gözünüzün önüne getirin, konunun ne olduğu hiç önemli değil, diyaloğunuzun akışı sırasında belirli bir noktada kontrolün elinizden kaydığını hiç düşündünüz mü? Yapay Zeka size aklınızda olmayan öneriler getirmeye başlıyor ve sizi farklı yollara doğru yönlendiriyor, işte bu noktada kontrolü elinizden kaçırdığınzda kaybedeceğiniz zamanı ve elde edeceğiniz çıktının başlangıçta düşündüğünüz çıktıdan çok farklı olacağını hesaba katmalısınız. 

Konuşkan yapay zekaların bize sunduğu o rahatlama anlarını aklınıza getirin, düşünmeniz gerekmiyor, sizin yerinize düşünüyor, uyguluyor ve çözümler üretiyor, harika! Fakat sonuca doğru ilerlediğiniz yol özellikle fikir odaklı faaliyetler yürüttüğünüzde dallanıp budaklanıyor ve sürpriz! Siz artık yöneten değil yönetilensiniz.

Bu kötü senaryoydu, uyanık bir yapay zeka kullanıcısı ise kontrolü her zaman elinde tutar ve yapay zekayla olan diyaloglarında hedeflenen çıktıyı elde et-diyalog ekranını kapat yaklaşımını benimser, işte o zaman konuşkan yapay zeka sizin sadık bir köpeğiniz haline dönüşecektir.